İletişim bir taklidi davranıştır ve tecrübi olarak öğrenilir.
Anne baba nasıl konuşuyorsa, çocuk onu öğrenir.
Bebek dünyaya geldiğinde iki sene konuşması yasak edilmiştir.
Çocuk, ilk iki yıl konuşamaz ama sezebilme yeteneği vardır. Annenin simasındaki bütün halleri sezebilir. Annenin ruhunu bir emici sünger gibi kendi içine emer.
Bebek, annesinin söylediği kelimelere dikkat etmiyor; ruhunu emiyor. Sinirli sinirli sözler söylediğinizde sizi anlamaz ama ruhunuza yansımış olan o tuhaf hal çocuğunuz tarafından bir emici sünger gibi kendi ruhunun içerisine çekilir.
İki yaşına kadar bebeğin konuşması yasaktır ama karşısındaki insanın ruh halini sezebilme yeteneği ile donanmıştır. İki yıldan sonra çocuklar yavaş yavaş iletişime geçer. 3,5 - 4 yaşından sonra sezebilme yeteneğini bırakır, konuşabilme yeteneğine geçer.
Çocuklar, “Bebektir, hiçbir şey anlamaz” diye ihmal ediliyor maalesef. Çocuğun ortamında sergilediğiniz olumsuz davranışlar ile çocuğunuzun ruhunu kirlettiğinizden emin olabilirsiniz.
“Bebektir hiçbir şey anlamaz” deme; o senin ruh halini seziyor ve kendi ruhunun içine çekiyor.